“Kırdığın tüm kalpler hala yaran mı?” diyerek beni benden alan, birilerine, bir şeylere götüren, zamanında üzen ama artık geride bıraktıklarımı hatırlatan ve yüzümde bir tebessüm bırakarak giden şarkı… Ara ara açıp dinlenesi, hatıraların tozunu alıp kaldırılası…
yok ki
yok işte öyle bi dünya
-
2013-03-21
Source: youtube.com
-
2013-02-20
çoğu arkadaşım sevememişken ben bayılıyorum bu şarkıya, nedendir bilinmez
-
2013-01-13
Büyük firmayla iş görüşmesi… İş dediğim de staj alt tarafı ama gene de çok tedirgin edici, bir yerlerden bir başlayabilsem de önümü görsem artık ne de güzel olur, ne de hoş olur.
-
2012-12-14
- Ben: Kıyamet kopsa da kurtulsak
- Ananem: O da nerden çıktı öyle
- Ben: Ee 21'inde kıyamet kopacakmış ya
- Ananem: Tövbe estağfurullah, kim demiş öyle
- Ben: Mayalar demiş
- Ananem: Tövbe estağfurullah... (der ve giderek sessizleşen bir mırıltıyla mayaları kınar)
-
2012-12-04
Cem Adrian’ı dinlemeye başlayınca acı çekmeye de başlıyorum. Müziği, sesi, sözleri kıvrandırıyor, üzüyor, delip geçiyor. Dinledikçe daha çok acı çekiyorum, acı çektikçe dinlemeyi sürdürüyorum. Acı çekmekten hoşlandığım düşüncesini akla getiriyor. Bu da bu notun şarkısı olsun. Tabii düet yaptığı kişinin de hakkını yememeli…
-
2012-09-18
Source: chicquero.com
-
2012-08-15
(via fly-above-the-clouds)
Source: 100wordsneversaid
-
2012-07-27
Ben de hala bi tek seni konuşuyorum… Sesli yada sessiz sürekli senden bahsediyorum, sanki ilk defa anlatıyormuşcasına heyecanla, ve ilk defa dinliyormuş gibi şaşırarak bahsediyorum senden ve yine ben dinliyorum hikayelerini, birlikte yaptıklarımızı hiç bıkmadan. Bazen birileri de dinliyor senin hakkındaki hikayeleri, ‘bırak artık bunları yenileri peşinde koş’ diye ekleyerek. Elimde olsa bırakırım ben de senden bahsetmeyi, daha güzelleri henüz yaşanmamış olanlar diye kendimi avutarak ama pek beceremiyorum sanırım. Neyse işte sonra senle yine Moda’ya gidiyorduk…
-
2012-06-10
hayatımızda yer eden insanların kokularını, yer etmeyen alakamız olmasını istediğimiz insanların kokularını, dinleyip bir döneme, güne, ana iliştirdiğimiz şarkıları, yüreğimizin ortasına fil oturtan olayın ağırlığını, sol tarafta kasları sıkıştırıp kaskatı keserek tüm vücudumuza yayılan akımı, tüm bu saydıklarımın yaşandığı andaki esas hallerine en yakın yansımalarını özenle depoluyoruz, yeri geliyor çıkartıp anıyoruz, yersiz bir zamanda hatırlayıp ağzımıza sıçmasına engel olamıyoruz, biz tüm bunları neden yapıyoruz?
-
→
yitirmek; yetmemek gibi, birilerinin sana yetmemesi, artık yetmeyi tercih etmemesi gibi, daha da fenası istese de yetememesi gibi. bu kadar i’ye sahip olup ‘iyi’ bir şey olması da mümkün değil zaten. yetmek olsa her şey güzel olacak da yitmekle olmuyor bazı şeyler.
